Psikoloji, Bilim, Felsefe, Psikolog, Psikiyatri ve Düşünce Üzerine
Şimdi bu başlığı bile inanın böyle yazdım diye eleştirenler olacak.
Umurum mu? Yok tabii ki...
Kendi Sessizliğiniz İçinde Kaybolmak – Sözlü Taciz, İnsan Psikolojisi ve Bilim Üzerine Düşünceler
Kendi sessizliğiniz içinde kaybolmak, yok olmak, hiç olmak…
Bazen sadece susmak ve yaşananları kabullenmek zorunda kalmak.
Psikoloji, bilim, felsefe…
Görünen ve görünmeyen gerçekler.
Sadece ben ya da benim gibi düşünenler için anlam kazanan bir sorgulama.
Psikoloji, bizi dış etkenlerin içimizde nasıl erittiğini, içten içe yok ettiğini de anlayabilir mi?
Bizi hasta eden nedenler dışarıdayken, içeriden bizi iyileştirmeye çalışan saygıdeğer hekimlerimiz, bu dışsal nedenleri gerçekten kavrayabiliyorlar mı?
Peki ya bir şizofreni ya da bipolar bozukluk tanısı almış bir birey, "gerçek dışı" denilen şeyleri gerçekten kanıtlasaydı?
Mesela enerjiyi görebilseydi, hissedilenleri gösterebilseydi... O zaman inanılır mıydı ona?
Yoksa yine yalnızca düz mantık çerçevesinde mi değerlendirilirdi?
Bazı zamanlar insan, korkuyu insan olmayan şeylerden değil, kendisi gibi olan etten ve tırnaktan olandan hisseder.
Her şey yüzde yüz bilimsel mi olmalı?
Eğer öyleyse, neden…
Bilim ve İnanç: Evrenin Sırlarını Anlama Yolculuğu
Sir Isaac Newton’un evrensel yerçekimi yasaları, doğanın temel işleyişini anlamamıza büyük katkı sağladı.
Albert Einstein’ın Görelilik Teorisi ve ünlü E=mc² denklemi ise zaman ve uzay kavramlarına yepyeni bir boyut kazandırdı.
Bu iki bilimsel deha, evrendeki düzeni, uyumu ve mükemmelliği gözler önüne serdi.
Bazıları için bu düzen, rastlantısal olamaz.
Aksine, bir zekânın, bir ilahi gücün varlığına işaret eder.
Bu bakış açısına göre, doğa yasaları Tanrı’nın eseridir.
Evrenin işleyişini anlamak ise, O'nun eserini anlamaktır.
Newton ve Einstein’ın teorileri, kimileri için Tanrı’nın varlığına dair bir izdir.
Bu bir kanıt değildir belki ama çok güçlü bir işarettir.
Bilim burada "nasıl" sorusunu yanıtlar, inanç ise "neden" sorusuna yönelir.
Peki Ya Şöyle Olsaydı?
Gerçekten de bir şizofreni ya da bipolar bozukluk teşhisi konmuş bir birey, gördüğü ya da hissettiği şeyleri objektif olarak kanıtlayabilseydi...
İnsanlık bu olasılığı kabul eder miydi?
Yoksa “o hasta” denilip kulak mı kapatılırdı?
Psikiyatri, böyle bir gerçeği karşılamaya hazır mı?
Ben Burada Bilimi İnkâr Etmiyorum
Ama bazıları için %100 bilim, bazıları içinse %100 ilahi güç ya da alternatif tıp vardır.
Belki de şöyle düşünmek gerek:
En büyük bilim insanı bile olsanız, %100 benliğe ulaşamıyorsanız…
Örneğin Albert Einstein.
Tüm saygımla söylüyorum: Her şeyi çözmüş gibiydi ama belki de daha derine inemedi ya da daha yukarı çıkamadı.
Benim Anlatmak İstediğim Şu
Doktorlarımızı, psikologları, psikiyatristleri çok seviyor ve saygı duyuyorum.
Hekimlerimiz mert, cesur ve tecrübelidir.
Ama özellikle psikiyatri ve psikoloji alanında bazen çok tek açıdan bakıldığını düşünüyorum.
Bu, askerde hep aynı ortamda kalmak gibi.
Ya da uzun süre televizyona bakınca, sonra siyah bir nesneye baktığında daha net görmen gibi...
Bilmem anlatabildim mi?
Hasta olmayan iyice hasta olabiliyor.
Düzelen, üzüm üzüme baka baka kararıyor.
Ama bazen de kelimeler yanlış anlaşılıyor.
Küçük Bir Örnek:
Saygıdeğer bir hemşire hanım, bir gün hastalara soruyor:
“Sanat ne demek?”
Cevaplıyorum:
“Sanat insandır, insan sanattır.”
Anlamıyor.
Aç diyor.
“İnsan olmasa sanat olmaz” diyorum.
“Sanatı sanat yapan insandır.
Eliyle resmeder, diliyle mest eder.”
Sonra kırılıyorum…
Ama hiç takmam.
Ne de olsa damgam var.
Bu da kabulleniş işte.
Görünen – Görünmeyen: Kanıt Yok, Desem de İnan
İnan veya inanma…
Bu da senin özgürlüğün.
Psikolojik Destek: Kendin ve Hayatın İçin Önemli Bir Adım
Hayatın getirdiği zorluklar karşısında zaman zaman hepimiz bunalabiliriz.
Böyle anlarda, kendin ve hayatını düzgün bir biçimde yaşamak için bir psikoloğa veya psikiyatriste gitmeyi ihmal etme.
Bu adım, zayıflık değil, aksine kendini önemsemenin ve hayatının kontrolünü eline almanın bir göstergesidir.
Unutma, ruh sağlığın, fiziksel sağlığın kadar önemlidir.
Profesyonel destek almak, karşılaştığın sorunları daha sağlıklı bir şekilde yönetmene, içsel dengeni bulmana ve hayatını istediğin yönde şekillendirmene yardımcı olabilir.
Kendine iyi bakmak için adım atmak istersen, benimle iletişime geçebilirsin.
Sana en doğru kişiyi bulmanda yardımcı olabilirim.
Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça, Ortaca, Milas, Menteşe, Köyceğiz, Yatağan, Ula, Kavaklıdere, Seydikemer, Kuşadası, Didim, Nazilli, Söke, Efeler, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Kuyucak, Yenipazar, Bozdoğan, Buharkent, Çine, Karacasu, Karpuzlu, Köşk, Sultanhisar, Şehzadeler, Yunusemre, Salihli, Akhisar, Turgutlu, Alaşehir, Saruhanlı, Soma, Kula, Demirci, Gördes, Kırkağaç, Köprübaşı, Selendi, Ahmetli, Konak, Bornova, Karşıyaka, Buca, Çiğli, Karabağlar, Bayraklı, Gaziemir, Narlıdere, Balçova, Güzelbahçe, Urla, Çeşme, Seferihisar, Aliağa, Menemen, Torbalı, Kemalpaşa, Foça, Dikili, Menderes, Ödemiş, Bergama, Tire, Kiraz, Beydağ, Kınık, Seferihisar, Selçuk, karşıyaka, psikoloji, psikolog, psikiyatri, felsefe, bilim, ruh sağlığı, psikolojik destek, şizofreni, bipolar bozukluk, psikolojik danışmanlık, alternatif tıp, akıl sağlığı, psikolog önerisi, psikiyatrist tavsiyesi, insan psikolojisi, bilinçaltı, felsefi yaklaşım, bilimsel psikoloji, psikiyatri merkezi, izmir psikolog, antalya psikiyatri, muğla psikoloji, aydın psikiyatrist, manisa psikolojik danışmanlık, ege psikolog, akdeniz psikiyatri